Son otobüs köşeyi dönerken kadın elini kaldırdı, ama otobüs durmadı. Durak tabelasının altındaki saat birkaç dakikadır aynı şeyi söylüyordu: yetişememişti. Cebindeki anahtarı avucunda çevirdi ve sokağın seslerini ilk kez o akşam gerçekten dinledi.
Durakta kalan sesler
Bir bakkal kepengini yarıya kadar indirmiş, içerideki radyoyu kapatmayı unutmuştu. Karşı kaldırımda bir çocuk, montunun fermuarını çekemeyince annesine uzattı; kadın fermuarı tek hamlede kapattı. Otobüsün ardından gelen sessizlik, bu küçük sesleri ayrı ayrı ortaya çıkardı.
Kadın eve yürüyerek gidebileceğini düşündü, sonra bu düşünceden vazgeçti. Yolu kısaltmak için acele edince her zamanki sokağını bile tanıyamazdı. Biraz daha durdu; cebindeki bozuk paralar birbirine değip ince bir ses çıkardı.
Kısa bir yol seçmek
Bir sonraki otobüs gelene kadar yakındaki fırının önüne yürüdü. Camın arkasında tezgâh siliniyor, günün son simitleri bezin altına alınıyordu. İçeriden yükselen sıcak ekmek kokusu, ona evdeki mutfağı değil, yıllar önce beklediği başka bir durağı hatırlattı.
Akşam eve varınca
Otobüs geldiğinde kadın bu kez acele etmedi. Basamağa çıkmadan önce dönüp durağa baktı; tabela, ışık ve boş kaldırım olduğu gibi yerindeydi. Eve vardığında anahtarını kapıya soktu, ama o akşamı anlatmaya önce bakkalın açık kalan radyosundan başladı.
Bazı gecikmelerin büyük bir anlamı yoktur. Yalnızca insanı alıştığı yoldan birkaç dakika çıkarır ve dönüşte yanında, daha önce fark etmediği bir ayrıntı getirir.
